Embed

Elmalı Hakkında En Detaylı Bilgi - A. Şevki DUYMAZ Kentsel Geliş

 

 

SDÜ Fen Edebiyat Fakültesi

Sosyal Bilimler Dergisi

Aralık 2008, Sayı:18, ss.205-220.

Kentsel Gelişim ve Mimari Yapılar Üzerine Bir Çalışma

Örneği: Elmalı Şehri

A. Şevki DUYMAZ*

ÖZET

Elmalı, Batı Akdeniz bölgesinde, Antalya iline bağlı geleneksel yapısını koruyan ender

yerleşim merkezlerindendir. Elmalı ve çevresinin yerleşim tarihi ilkçağlara kadar uzanmaktadır.

Anadolu’nun Türkleşmesiyle Tekeli Türk boylarının buraya yerleşmesi sonrası kent oluşumu

XVI. yüzyıl Osmanlı idaresinde gelişim gösterir.

Elmalı, eski bir Osmanlı kenti olarak günümüzde mimari örnekleriyle yaşatılmaya çalışılan

önemli bir yerleşim merkezidir. Elmalı evleri, sokakları, camileri, türbeleri ile sosyo- kültürel

bağlamdaki mimari örnekleriyle Osmanlı döneminin geleneksel yaşam tarzının bir yansıması

olarak kendisini göstermektedir.

Anahtar Kelimeler: Elmalı, Türk Mimarisi, Osmanlı Kenti

A Work on City Development and Architectural Buildings A Case of Elmali

ABSTRACT

Elmalı, In the western Mediterranean Region in Antalya, is a precious residental area that

protects its traditional structure.The allocation history of Elmalı and its neighborhood dated

back to ancient times. After Anatolia was turkized and Tekeli Turk clan settled down here, the

city formation showed the improvement of Ottoman administration in XVI. Century.

Elmalı, is an important residental area that is tried to survive with its arhitectual samples.

Elmalı with its houses, roads, mosques, tombs, socio economic arhitectual samples has shown

itself as a reflection of Ottoman traditional life style.

Key Words: Elmalı, Turkish Architecture, Ottoman City

1. Coğrafi Yapı

Elmalı ilçesi, Güney Anadolu’yu kapsayan Toros Dağlarının Batı Akdeniz Bölgesinde

uzanan kıvrımları arasına sıkışmış çanak şeklindeki bir plato üzerinde kurulmuştur.

Eski kent yerleşim birimleri, yaklaşık 2500m. yüksekliğinde yer alan Elmalı Dağının

güney eteğinde bulunmaktadır (Res.1). İlçenin kuzeyinde Elmalı Dağı, doğusunda

Tilkicilik Tepesi, batısında Topdağı Tepesi, güneyinde de Elmalı Ovası yer alır. İlçe

merkezinin deniz seviyesinden yüksekliği 1000-1150m. civarındadır. Kent, bu

yükseklik açısından ele alındığında bir yayla kent olma özelliğini ortaya çıkarır. Elmalı

* Yrd.Doç.Dr., S.D.Ü. Fen-Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü Öğretim Üyesi,: sevkiduy@fef.sdu.edu.tr

206 Kentsel Gelişim ve Mimari Yapılar Üzerine Bir Çalışma Örneği:Elmalı Şehri

Ovası, Semahöyük, Kaşçiftliği, Eskihisar ve Düden olarak dört bölümden

oluşmaktadır. Şehrin güney kısmı bahçe, bağ ve ağaçlık alanlara sahiptir1.

Tarıma elverişli bu geniş ovalar üzerinde Karagöl ve Avlan gölü yer alıp 1975

yılında hizmete giren tünel sayesinde Avlan gölünün suları Başgöz deresine

boşaltılmıştır. Günümüzde ise, bu bölge tekrar eski haline getirilmek amacıyla

çalışmalar yapılmaktadır. Mevcut göl sularının taşınması neticesinde doğal hayatta bir

takım değişiklikler ortaya çıkar. Bunun en olumsuz göstergesi de Sedir ormanlarının

yok olmaya yüz tutmasıdır2.

Kent, Teke yöresi tarihi açısından önemli bir ticaret merkezi olup Finike, Kaş

ve Fethiye’den gelen yolların birleştiği yerdir. Korkuteli yoluyla da Antalya’ya

bağlanmaktadır3.

2. Tarihçe

Elmalı İlçesi, Likya bölgesinin kuzeyinde yer alıp tarih boyunca birçok uygarlığın

hâkimiyetine girmiştir. Yönetim anlayışı olarak, Anadolu Selçukluları tarafından bu

topraklara yerleştirilen ve bölgeye kendi adlarını veren Tekeli Türk boyları tarafından

kurulup gelişir4. Sultan Yıldırım Beyazıd döneminde de Osmanlı hâkimiyetine

girmiştir. Gerek Teke beylerinin, gerekse ilk Osmanlı devrindeki Teke Sancak

beylerinin bu bölgeyi yaylak olarak kullanmaları ve hatta bazı tarih kitaplarında Teke

Sancağı’nın merkezi olarak Antalya yerine Elmalı’nın gösterilmesi, bu kasabanın

kuruluşu ile ilgili bulunmaktadır5. Elmalı, Kabalı, Amelas ve Elmalu isimleri ile

anılmıştır6.

Elmalı, bulunduğu coğrafi konum ve tarihi süreç içerisinde bir yaylak yerleşimi

olarak karşımıza çıkar. Türkler tarafından buranın yerleşim birimi olarak

kullanılmasında bu etkenin önemli bir rolü olduğu söylenebilir. Günümüzde de aynı

etkenin devam ettiği görülmektedir.

3. Kentsel Gelişim

Türklerin hâkimiyeti sonrası Elmalı’daki hızlı gelişim; beraberinde mahalleleri,

sokakları, evleri, ekonomik ilerlemeye bağlı yapısal gelişimi ve demografik yapıya sahip

bir kent oluşumunu ortaya koyar.

1 Abdullah Ekiz, Elmalı, Antalya,2001, s.10-11. Coğrafi yapı hakkında bkz: Hüseyin Saraçoğlu, Akdeniz

Bölgesi, III, İstanbul,1968, s.220-225, T.A.B. Spratt-E. Forbes, Likya’da Yolculuklar, (Çev.: Doğan Türker),

AKMED Yayınları, Antalya,2008, s.280-288, Aynur Çiftçi, “İlçenin Coğrafi, İdari, Ekonomik ve Sosyal

Yapısı”, Elmalı ve Yöresel Mimarlığı, (Ed.: Reha Günay), Ege Yayınları, İstanbul,2008, s. 19-21.

2 http://www.elmali.gov.tr/tr/index.htm

3 Şehabettin Tekindağ, “Teke-Eli ve Teke-Oğulları”, Tarih Enstitü Dergisi, VII-VIII, 1977, s.73.

4 Barbara Flemming, Landschaftsgeschicte Von Pamphylien, Psidien Und Lykien im Spatmittelalter, Wiesbaden,

1964, s. 1-4.

5 Bölge ve kentin geniş bir tarihçesi için bkz.: Abdullah Ekiz, Elmalı, Antalya,2001, İlknur Özgen, “Elmalı

ve Çevresinin Kültürel Tarihi”, Elmalı ve Yöresel Mimarlığı, (Ed.: Reha Günay), Ege Yayınları, İstanbul,

2008, s. 1-18.

6 Yurt Ansiklopedisi, II, “Elmalı”, İstanbul, 1981, s.794.

A.Şevki DUYMAZ 207

Kentle ilgili Osmanlı dönemine ait bilinen en eski kayıt 1419 tarihli vakıf

kayıtlarıdır7. 1455 tarihli tahrir kayıtlarında Elmalı’da mahalle adı geçmeyip Nefs-i

Elmalu adı yer almaktadır. Ancak tahrirde, Musa Fakih O. Seydi Fakih’in kendi

mescidine imam olma ibaresinin yer alması bu isimle anılan bir mahallenin varlığının

göstergesidir. Bu tarihlerde gayrimüslimlerden söz edilmeyip nüfusun 330 kişi

civarında olduğu tahmin edilir8.

XVI. yüzyıl ortalarında, dönemin Tapu Tahrir belgelerine bakıldığında, 22

mahalle ve 233 hane ile yaklaşık 1475 civarında nüfustan söz edilir. Ayrıca, bu

mahallelerin 3 tanesi camii ve 2 tanesi de mescid adı taşımaktadır. XVII. yüzyılda bu

sayı artmaya devam etmiştir9.

XVI. yüzyıl ortalarına doğru Elmalı’da az da olsa gayrimüslim nüfustan söz

edilmektedir. Kayıtlarda, bu azınlığın Bağköy civarında yaşadığı zikredilmektedir. 1530

tahririne göre Elmalı’da, 22 hane, 1568 tahririne göre 12 hane bulunmaktadır. XX.

yüzyıl başlarına kadar gayrimüslimlerin varlığı söz konusudur. 1317 (1901–1902) tarihli

Konya Vilayet salnamesinde kentte; 230 Rum, 331 Ermeni ve 2 Musevi olduğu

belirtilmektedir10.

Osmanlı döneminde Anadolu Beylerbeyliğine bağlı Teke Sancağı’nın

kadılıklarından biri olarak yönetilmiş, daha sonra da ilçe haline getirilmiştir. 1671

yılında Elmalı’yı ziyaret eden Evliya Çelebi, bir dağ eteğinde, yamaçlara kurulmuş olan

ilçeden övgüyle söz etmektedir. Daha sonraki yüzyıllarda Elmalı idari merkezinin

Antalya’ya nakledilmiş olması ve mevkiinin ana yollardan sapa kalmış bulunmasından,

az çok zarar gördüğü tahmin edilmektedir. 1841 yılına doğru şehir nüfusunun 10 bin

civarında olduğu belirtilmektedir11.

Elmalı, askeri yollardan uzak kalmış olmak dolayısıyla fazla gelişmemişse de,

kendine göre yöresel bir ekonomik faaliyetin merkezi olmuştur. Bunun yanında, Kaş,

Finike, Kumluca ve Fethiye’den gelen yolların bir kavşağı durumunda olup; Korkuteli

üzerinden Antalya ve iç kesimlere bağlantılı bulunması ekonomik gelişimin sebebi

olmuştur. Osmanlı döneminde alınan bazı vergiler kentteki ekonomik faaliyetlerin

hareketliliğini ortaya koymaktadır.

Eskiden beri Elmalı, verimli ovadan elde edilen hububat ve bakliyat ile

dağlarda tahtacı aşiretler tarafından kesilen kerestelerin ve çeşitli hayvan ürünlerinin

toplandığı bir pazaryeri hizmeti gördüğü gibi; burada pamuklu bezler dokunur,

dericilik de ileri gitmişti12.

7 Ekiz, a.g.e., s.31.

8 Behset Karaca, XV. ve XVI. Yüzyıllarda Teke Sancağı, Isparta, 2002, s.141-142.

9 Karaca, a.g.e., s. 142.

10 Karaca, a.g.e., s.142-143.

11 Besim Darkot, “Elmalı”, İslam Ansiklopedisi,4, İstanbul, 1988, s.238.

12 Darkot, a.g.m., s. 238, Karaca, a.g.e., s.144, 248.

208 Kentsel Gelişim ve Mimari Yapılar Üzerine Bir Çalışma Örneği:Elmalı Şehri

Elmalı’da krom madeni de çıkarılmaktaydı ve zamanın Dâhiliye Nazırı

Memduh Paşa (1839–1925), bir tezkire ile dört krom madeninin kendisine verilmesini

istemiştir13.

XIX. yüzyıl sonunda Konya vilayetinin, Antalya Sancağı’na bağlı olan

Elmalı’nın 1868 yılında belediyesi kurulur; Cumhuriyet dönemi içerisinde, 1940 yılında

çıkan bir yangında zarar görür ve yeniden imar yoluna gidilir14.

II- Elmalı İlçe Merkezinde Yer Alan Tarihi Yapıların Fiziksel Özellikleri

Elmalı’da Türk hâkimiyetinin başlamasıyla birlikte birçok imar faaliyetine girişildiği

gözlenir. 1455 tarihinde kent kayıtlarında, Tekeoğlu vakfı olan Bey Hamamı’nın adının

geçmesi Elmalı şehrinin Tekeoğullarından itibaren imarına hız verildiği

anlaşılmaktadır15.

1530 ve 1567 yılı vakıflarında şehir merkezinde; Ahi Yakub Zaviyesi, Baba

Haydar Zaviyesi, Seydi Ahmed Zaviyesi, Seydi Hızır Zaviyesi, Teke Bey Hamamı, Hacı Hasan

Mektebi, Mekteb-i Mehmed b. Abdullah Kethüda-i Rüstem Paşa, Mektebhane-i Mehmed Çelebi b.

Muslihiddin ve XVII. yüzyıl başlarında yapılan Ömer Paşa Camii ve camii yanındaki Ahi

Baba Türbesi gibi dini ve kültürel yapılarının varlığı kentin gelişimi açısından

önemlidir16. Ayrıca anılan bu yapılar dışında; Vahab-i Ümmi, Ümmi Sinan, Baltası Gedik,

Debbağ Baba türbeleri de aynı ölçüde öneme haizdir17.

Kentin coğrafi durumundan dolayı su imkânlarının bolluğu nedeniyle

günümüze kadar ulaşamamış su değirmenlerinin varlığından söz edilmektedir. 1419

tarihli Nuh Çelebi İbni Hasan Bey Vakfiyesi ve Evliya Çelebi’de değirmen, su ve su

baskınlarıyla ilgili kayıtlara rastlanmıştır18. Son zamanlara kadar bu değirmenlerin

varlığı hakkında bilgilerin olduğu yöre halkı tarafından söylenir.

XIX. yüzyıl sonlarında kentte vakıf sayısın arttığı ve buna bağlı olarak da

yapısal bir gelişimin hasıl olduğu gözlenmektedir. Bu tarihlerde kentte; 1 adet hükümet

dairesi, 35 cami ve mescit, 1 tekke, 22 mektep, 10 medrese, 2 kilise, 3 han, 3 hamam,

293 dükkân, 24 değirmen, 8 debbağhane, 10 kahvehane, 3 kütüphane vardır. 16–17

Mayıs 1842’de yöreyi ziyaret eden T.A.B. Spratt-E. Forbes; kentin, 8000 civarında

nüfus, bunlar arasında Ermeni ve Rumların yer aldığından, evlerin ahşap,

sokakların dar, iki camii ve iki han olduğundan bahseder19. Bazı araştırmacılar;

XIX. yüzyıl sonunda kentte 20 cami, 3 Rum ve 1 Ermeni kilisesi, 5 hamam, 3 han ile

508 dükkân olduğundan söz etmekte ise de bu kayıtların doğruluğunun eldeki

belgelere göre mümkün olmadığı görülmektedir20. Bu ihtilaflara rağmen ortaya çıkan

13 Pars Tuğlacı, Osmanlı Şehirleri, Milliyet Yayınları, İstanbul, 1985, s. 114.

14 Ekiz, a.g.e., s.70-71. Ayrıca, ilçenin; idari, ekonomik ve sosyal yapısı için bkz.: Aynur Çiftçi, a.g.m., s. 21-

30.

15 Karaca, a.g.e., s.141.

16 Karaca, a.g.e., s.141

17 S. Fikri Erten, Antalya Livası Tarihi, İstanbul, 1338–1340, s.176-179.

18 Karaca, a.g.e., s. 141.

19 T.A.B. Spratt-E. Forbes, a.g.e., s.287.

20 Tuğlacı, a.g.e., s.114’de verilen bu ifade, Ekiz, a.g.e., s.57’de toplam iki kiliseden bahseder.

A.Şevki DUYMAZ 209

sayılar, kentin mimari zenginliğini gözler önüne sermektedir. Ancak, günümüze çeşitli

nedenlerden dolayı bu eserlerin birçoğu ulaşmamıştır21.

1. Dini Yapılar

Kentin yapılar noktasındaki gelişim çizgisinin belirleyicisi dini yapılar olmuştur. Bu

durum genel olarak Osmanlı kentsel gelişim düşüncesinin doğal bir sonucudur.

Özellikle günümüzde mevcut olan dini yapıların, halk üzerinde önemli tesirleri olan

kişilere ait olup, bu yapılar etrafında mahallelerin geliştiği ve kentin büyüdüğünü

görmekteyiz22.

1455 tahriri ile 1479–80 tarihli evkaf defterinde şehirde cami ve mescit ismi

yer almamaktadır. 1530 tarihli tahrirde ise 9 cami ve 3 mescit adı geçer. 1567 tarihli

evkaf defterinde ise 11 cami ve 6 mescit olduğu yazılıdır. Ancak adı geçen tarihlerde

zikredilen cami ve mescitlerin tamamı Elmalı’da yer almaz. Bunlar, Elmalı’ya bağlı

köylerde ve Finike’de yer alır23.

XVII. yüzyılda Elmalı’ya gelen Evliya Çelebi, kentte 32 mihrabın

bulunduğunu ve bunlardan en güzelinin Ketenci Ömer Paşa Camii’ne ait olduğunu ifade

eder. Ayrıca, Eski Cami’den bahsetmekte ve burada namaz kılan kimsenin dileklerinin

kabul olacağını ifade etmektedir. Bu camilerin dışında; Şeyh Yusuf Efendi Camii, Ümmi

Sinan Efendi Camii ve Yeni Camii ile 32 de mescidin yer aldığını bildirip, Elmalı’ya bağlı

Gerenler köyünde 1 camii, 1 han ve 170 ev olduğunu nakleder24.

a) Camiiler ve Mescitler

Eski Cami (Cam-i atik)

Kentteki en eski cami olarak nitelendirilen yapı, Eski Cami (Cam-i atik)’dir25. Bu isimle

anılan mahallede bulunan yapı, kent merkezindedir. Günümüze bu yapıdan gelebilen

tek mimari unsur, yol ortasında kalan minaresidir (Res.2). Minare, kesme taş kaide

üzerindedir ve silindirik bir

Yorum Yaz
Bu içeriği paylaşın!